Cemre ZOR
Hayatın en sıkıcı ve yorucu anlarında; mutluluklara, en güzel sevinçlere ve coşkulara açılan kapının ta kendisidir aslında müzik.

  İnsanlara değerli olduğunu hissettiren ise onunla birlikte bambaşka bir dünyada uçsuz bucaksız güzellikleri keşfetmek ve belki de en önemlisi yaşamaktır. Bir kere kapıldınız mı rüzgârına, içi kesinlikle doldurulamayacak bir boşluğa düşercesine ondan ayrılabilmek artık imkânsız olacaktır.

  Müzik, işte insanları kendisine bu denli bağlayan, koskoca bir yaşamda aslında yerini hiç bir şeyin tutamayacağı, hiç de küçük olmayan bir ayrıntıdır. Bir piyanonun görkemli sesi, gitarın yeri doldurulamayacak ritimleri, kemanın herkesi kendine hayran bırakan melodileri ve daha niceleri gerçekte hayatın her dalında yerini almakta ve herkesi nice güzelliklere ve eğlencelere yöneltmeye devam edecektir.

  Müziğe dair bir parça mutlaka vardır her birimizin içinde. İşte bu noktada bize düşen de onu en iyi şekilde korumak, yaşatmak ve ortaya çıkartmak değil midir?