Ya Müziğin ektin gücü 

İçimizdeki yeterliliği, kişiye saygıyı veren bir disipline;
müziğe ihtiyacımız yok mu?

Bir rüzgarın esintisine, güzel sözlerle dolu şiirsi bir akışa ihtiyacımız olduğu gibi, o güzel tınılara, o tınılar ki,
bizleri gurbet akşamlarından
doğduğumuz ülkenin topraklarına taşıyan...

Camilerden, kiliselere,
ninnilerden, savaş alanlarına kadar içimize dolaylı yansıyan
ve ruhumuzu etkileyen
ve önce tüm ülkeyi
daha sonra da tüm ulusları birbirine bağlayan...

Gelişimin kaynağına...
Müziğe...
Ve
medeniyetlerin bileşkesi ülkemde;
Osmanlı, mehteranını vücud ritmine uydurarak dev adımlar atmış...
Sonra
kurulmuş yücelmiş Türkiyem, cumhuriyetim,
büyük atılımların şevki olmuş marşlar ile.

Anadolu insanı ağıtlarını,manilerini ve oyunlarını seslendirip dışarı vurmuş ve ayrıca ney almış özel yerini,
tüm insanları dostluk içinde buluşturmaya,
vücud onun etkisi ile dönmüş şeb-i aruz akşamlarında
“ve o akşamlar ki bu törenlerde çalan ney ve dönen insanlar
akşam ilahi bir varlık iken sabah sade bir esnafa dönüşmüş”

Bu ritmleri besteleyen, çalan ve dinleyen insanlara,
bizim farkında olmadığımız ancak bütün sadelikleri ile
bizleri yaşama davet eden bu sade öğretilere,

Müziğe...
İhtiyacımız yok mu?


Ismail Mutlu
„Hep Birlikte Müzik-I” 
16 Haziran 2002 - Istanbul