Çocuklara müziği yaşatın!

“Çal bir daha güzelim kulaklarımın pası silinsin” dedi baba. Çocuk o küçücük elleri, henüz yere değen ayaklarıyla kocaman piyanonun başında gururla babasına doğru baktı. Sonra büyük bir eser seslendirecekmiş edasıyla tekrar çalmak için parmaklarını piyanonun tuşlarına yerleştirdi. Do, re , mi ne çaldığı önemli değildi ki. Önemli olan o sesin çıkarak her tuşa vuruşta babanın da çocuğun da yaşadığı gururdu. Baba gururluydu çünkü oğlu kendi yapamadığını yapıyordu, oğul gururluydu çünkü babası onu zevkle dinliyordu

Müzik alınan ve verilen mesajların en başarılı olanıdır. Müzik temeldir. Matematikten daha temeldir, çünkü matematiği esas alır. Sosyalleşmektir, çünkü ilişkileri geliştirir. Tarihtir, geçmişi anlatır. Gelecektir, insanı hayallare daldırır.

Müzik dinleyenin ve çalanın ruh halini yansıtır. Ama dinleyen her seferinde aynı eser olsa da yeni şeyler keşfeder. Besteci eseri sizin için yaratır. Yorumlayan sizin için çalar. Müzik size mesaj verir. İşte bunu algıladığınız an müzik size yönelir ve bütünleşir. Artık sesleri değil, arkasındaki gizemli olan anlamları bulursunuz. Yani müzik dinlemek değil onunla bütünleşerek anlayabilmektir. Bu duyabilme yeteneğinizin gelişmiş olması ile doğrudan bağlantılıdır, eğer bir kuş sesindeki ahengi, ağaç hışırtılarını, suyun insana huzur veren sesini hissedebiliyorsanız, dediklerini anlayabiliyorsanız o zaman müzik dinlemeye de hazırsınız demektir.

Çocuklara müziği yaşatın. Doğadaki müziği öğretin.  Bir şeyler çalmayı o istesin siz de destek verin. Hatta bilmiyorsanız siz de onunla beraber öğrenin. Onunla yaşayın. Müziği ayırmayın. Sadece iyi ve kötü sesi ayırın.

Cihangir Kavuncu
„Hep Birlikte Müzik-I”
16 Haziran 2002- Istanbul